Tüm yayınlar
VERGİ

Denetim 5.0: KURGAN Şirketler İçin Fırsat Olabilir

Av. Ahmet Resul Balaban10.01.20248 dk okuma

Türkiye’de vergi denetimi köklü biçimde değişiyor; bunu daha önce Denetim 5.0 olarak adlandırmıştım. Bu dönüşüm, yalnızca bir mevzuat revizyonu değil, denetimin anlık veri üzerinden yürütülmesi demek.

Bu sürecin en önemli ayağı olan ve herkesin konuştuğu KURGAN (Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi); işlemleri sürekli izleyen ve belirlenmiş göstergelere göre risk puanı / derecelendirme (rating) üreten bir mekanizma olarak anlaşılabilir.

Bu kapsamda artık sınırlı sayıda mükellefin zamanaşımı süresi içinde, genelde 2-3 yıl öncesinin vergi incelemesine tabi tutulması düzeni bitti diyebiliriz. Denetim, geçmişin arşivlerinden çıktı; işlemin yapıldığı ana indi. Sistem; beyanname, e-defter, e-fatura, banka hareketleri, stok kayıtları gibi onlarca kaynaktan uçtan uca veriyi tarıyor ve bir risk notu atıyor. Mükellef ratingleniyor ve aşama aşama önce gönüllü uyuma, sonra da daha kapsamlı denetimlere tabi tutuluyor. Risk artıp yükümlülüklere uyma derecesi düşerse de maliye sertleşiyor.

Sistemin temeli olan risk analizi; mükelleflerin beyan uyumsuzlukları, sektöre uygun olmayan kârlılıkları, stok düzeylerinin fatura gerçekliğiyle uyuşmaması gibi onlarca risk faktörünü test ediyor ve anlık denetimler üretiyor.

Bunun yanında yeni dönemin belki de en soğuk gerçeği, sahte belge kullanma tespitlerine maliyenin bakış açısını değiştiriyor olması. Bu konuda mükellefe artık tolerans tanınmayacak gibi görünüyor. 1 Ekim itibarıyla sahte belge kullanımında “bilmeden yaptım” savunması büyük oranda anlamsız hale geliyor. Kasıt karinesi işletilecek ve ispat yükü mükellefte olacak. İşin yargı kısmı başka bir yazının konusu olmakla birlikte sürecin sonuçları ağır:

KURGAN kapsamında gelen yazılar bu yolun başlangıç aşamasını oluşturmakta. Mükelleflerin sürece uyum için gerekli aksiyonu almaları şart. Hem farkındalık hem de uzmanlık gerektiren bu süreç aynı zamanda şirketlerin iç mali yapısını da güçlendirecektir. Yani kısa vadede kriz gibi görünen süreç, orta vadede sistemin oturmasıyla fırsata çevrilebilir. Günün sonunda hem maliyenin uygulamalarına uyum sağlanırken hem de iç denetim mekanizması daha iyi çalışacaktır. Dışsal etki olarak da vergide adaletin sağlanmasına destek olacaktır.

Bu noktada mükelleflerin daha nitelikli muhasebe / denetim / danışmanlık hizmetine seçici olarak yönelmeleri gerektiğini düşünüyorum. Sadece defter/kayıt tutma ve beyanname vermekten ziyade, dinamik bir şekilde kayıtların hızlıca denetlenmesi ve mükellefin doğru yönlendirilmesi, sürecin yönetilmesinde kritik öneme sahip olacağı aşikâr. Bu bakımdan vergi işi yapanlar arasında da ayrışma ve uzmanlaşma olması kaçınılmaz.

Sanırım makine öğrenmesi, yapay zekâ çağı ülkemizdeki ilk yaratıcı yıkımını maliyede gerçekleştirecek. Hem acımasız hem de öğretici bu değişimi yakalayan şirketler kazanacak, direnenler ise bedel ödeyecek.

Bu konuda destek mi arıyorsunuz?

Şirketinizin vergisel yapısını birlikte gözden geçirelim.

Görüşme talep edin →
← Tüm yayınlara dön